BEBEKLERDE 5 DUYUNUN ÖNEMİ

Bebekler dünyaya geldiklerinde muhteşem bir vücut sistemi ile gelirler. Ana rahmine geçirilen 9 aydan sonra, dış dünyaya alışmak her ne kadar zor olsa da, bu zorluğun üstesinden anne babalarının da desteği ile gelirler.

Dünyaya alışması evresi ile dünyayı tanıma evresi iç içedir. Önce kendi vücudunu tanımaya başlayan bebek, büyüdükçe duyularını da kullanarak çevreyi tanımaya başlar.
Bunun için ilk olarak ağzını kullanır. Anne babaların çoklukla şikayet ettikleri “Her şeyi ağzına alıyor” cümlesinin altında aslında bebeğin tanıma, tanımlama isteği vardır.


Ağız yolu ile nesneleri tanımaya başlayan bebek için bu süreç bir süre daha devam eder. Bu süreçte anne babalar bebek ağzına yeni bir nesne götürdüğünde panikle ve kaygıyla onu ağzından çekip, bebeğe kızmak yerine, sakince ağzındaki nesneyi çıkarıp, nesne ile ilgili tanımlama yapmalıdır.
Örneğin boş bir bardağı ağzına sokmaya çalışan bebek için bardak yavaşça ağzından çıkarılmalı ve “Bunu adı bardak, bununla su içilir” şeklinde bir tanımlama yapılması, daha sonra boş bardaktan su içer gibi yapılması ve çocuğun da aynı şekilde su içer gibi yapması yani anne babayı taklit etmesi sağlanmalıdır. Bu şekilde duyuları da kullanarak öğrenme süreci devam eder.
Bebeklerin işitme duyusu da oldukça iyidir. Hatta doğum sonrası ilk birkaç ay uzağı görmekte zorlanan bebek, işitme duyusu ile anne babasını ayırt edebilir. Sesli oyuncaklara ve insan sesine fazla tepki vermesi bu yüzdendir.
Bebeklerin işitme duyusunu daha da güçlendirmek ve bu yolla hem zihinsel hem sosyal gelişimlerine katkı sağlamak adına, onlarla sık sık konuşulmalı, farklı yükseklikteki sesler ile konuşulmalı, şarkı söylenmeli, hayvan ve taşıt sesleri gibi farklı sesler tanıtılmalıdır.
Dokunma duyusu diğer önemli bir başak duyudur. Bebekler dokunma duyusu aracılığıyla anne baba ile tensel temas kurar ve onlara güvenli olarak bağlanırlar. Tensel temas ile kendini güvende hisseden bebek, daha mutlu ve sağlıklı olur. Bebekler büyüdükçe dokunma duyusunu geliştirmek adına farklı dokunsal özellikteki nesnelerle ile tanışmalarını sağlamak gelişimleri için çok önemlidir. Sert, yumuşak, pürüzlü, düz, kaygan vb dokunsal özellikleri tanıması dünyayı tanıması adına farklı bir keşiftir.
Bebeklik döneminde koklama duyusu ile ilgili bir bebek için en önemli olgu, anne kokusudur. Annesinin kokusunu alan bebek ağlıyorsa susar, gerginse sakinleşir. Özellikle annenin bebeğini kucağına alması, onu kucağında yatar pozisyonda değil de dik pozisyonda tutması, bebeğin başı annenin kalbine yaslanmış şekilde onunla konuşması bir bebek için kendini güvende ve mutlu hissettiği paha biçilmez anlardan biridir.
Bebek büyüdükçe duyuları da gelişir. Birkaç duyusunu aynı kullanmayı öğrenen bebek için, öğrenme, tanıma ve tanımlama süreci daha hızlı devam eder. Zamanla bebeğin bir yada birkaç duyusunun diğerlerine oranla daha fazla geliştiğini fark etmek mümkün olabilir. Böyle bir durumda, gelişen duyuları daha fazla geliştirmek yerine, daha az gelişen duyular üzerinde biraz daha hassasiyetle durmak doğru olacaktır.
Bebek büyüyüp de çocuk ve ergen olma sürecindeyken, duyuları onun öğrenme stilini belirleyecektir. Bu yüzdendir ki, bazı çocuklar görsel bazı çocuklar işitsel bazı çocuklar da karma tip öğrenme stiline sahiptir.
Duyuların varlığı, uyumu ve kullanımı çocuğun birey olma, büyüme ve gelişmesi için oldukça önemlidir.